28 Ekim 2009 Çarşamba

tuhaf

kötü hissediyorum neden yok aslında.. tuhaf hissediyorum hastalık hastası insanlar gibi çok sevdiğim bir şarkı çalıyor ama umurumda değil sanırım neden böyle oluyo anlamıyorum herşey güzeldi aslında düne kadar neden olmadan da paylaşamıyosun çevrenle.. ya bilio musun canım sıkkın çok kötü hissediyorum ..neden peki ne oldu .. hiçbişey olmadı belki de olmuştur yeni su yüzüne çıkıyo belki derindekiler bilmiyorum..uğraşmıyorum da nedenlerle. geçen döneme dönmek istemiyorum ama dönüyorum farkında bile olmadan geçen dönem içinden çıkmadığım odam yazmaya itiyo beni aynı eskisi gibi. müzik dinlemeye itiyorum kendimi ama dalıyorum birden değişen bir şey de yok hayatımda herşey yerli yerinde duruyo ..kayıp gidenler var belki farkedemediğim ..bir karın ağrısı daha istemiyorum sanırım.yaklaşan bir felaket mi var yoksa..annemden önce hissettiklerim gibi herşey..niye her kapı sana çıkıyo sanki anne ha niye..
belirgin sebepler olmalı kötü hissediyorsam da anneme bağlı olmamalı artık bunlar ama en çok seven içi acıyan senle üzülen senle gülen annedir ya bundan çıkamıyorum galiba içinden

26 Ekim 2009 Pazartesi

bakkallar..

düzenli olarak gittiğimiz 3 bakkal var bizim evcek.birisi (bu en normali) merkezde olduğu için gecenin br vakti canımız bişey istediğinde canımız da biraz dolaşmak istiosa tercih ettiğimiz nezih bir bakkal :)diğerlerinden biri evimizin hemen altında cumartesi pazarları 2-3 gibi açar .istisnasız her gün dejavu yaşıyorum bakkal 9:30 da kapatıyor(halamlarda da yataklar 9:30 da açılır da ).bakkalın anlam veremediğim bir pazarlama hırsı var ne zaman meyve suyu istesem karışık veya istediğim orda olmasa elma suyuna takmış vaziyette sürekli elma suyu vereyim hem %100 doğal deyip deli edio en sonunda elma suyunda nefret ediorum diyorum ama o her gttiğimde hatırlatmaya devam edio bir de şöle bir cinslik var tam tatlı yapıyosun bir bakıyosun evde hindistan cevizi bitmiş iniyosun oley aşağıda bakkal var diye bakkalda hindistan cevizi yok nane yok ama pakette yediklerimiz değil de dalından toplanmış zeytin mevcut:S salçayı geçtim salçacık bile yok ama un var soda istersin vişne suyu da vereyim mi diyo sen hönk die kalırken o sodayla karıştır bak çok güzel oluyo deyiverio. bir gün bakkala gitmeyecekken uğradım turistleri görünce içerde merak ettim (turist görünce dayanamıyorum da konuşmadan )ne oluyo acaba die sessiz sinema oynar gibi su şişesi boyutu anlatmaya çalışıyo baktım olmayacak bir el attım olaya 10 lt lik su satmaya çalışıo insanlara ama onlar küçük istio :D neyse diğeri de fotoğraf stüdyosundan terfi etmiş bakkalcılığa . orası fotoğraf stüdyosu iken de bir anlam veremiyordum gerçi bir tuhaftı bir fotoğraf taratmaya gttm arka fon kırmızıyken mor yüzüm de sarımsı olmuştu :D.şimdilerde ise film duran kodak kutularında sigaralar duruyor adamın elinde bir sigara tutuşu var nejat uygur tiplemeleri gibi aynen poşet vermeyi unutuyo her seferinde alışık değilim diyo biz poşet vermezdik fotoğrafçıyken :D en iyisi büyük marketler diosun sonra ...

24 Ekim 2009 Cumartesi

eros & psykhe

miletros kralının üç kızından en güzeli olan psykhenin güzelliği dillere destandır.afrodit onun güzelliğini kıskanır ve oğluna onu alıp bir dağa çıkarmasını sonra da bir canavarla evlendirmesini söyler tabi ama eros psykhe yi görür görmez aşık olur.sonra onu bir mağaraya götürür burada birlikte olurlar. eros psykhe ye yüzünü göstermez ve sadece karanlık gecelerde onunla birlikte olur. eros bir tanrı psykhe ise bir ölümlüdür.tanrılar bu ilişkiye izin vermezler.bir gece sevgilisinin kim olduğunu öğrenmek için tutkuya dönüşen bir arzuyla kandili yakıp erosun yüzüne bakar psykhe. yüzünü ve kimliğini saklayarak sevgilisinin yanına gelen eros kızgın yağın etkisiyle uyanır ve ihanetin verdiği acıyla psykheyi terk eder.eros giderken "güvenin olmadığı yerde aşk yaşayamaz" der ve uçup gider..
(eski yunancada psykhe=ruh kelebek)

23 Ekim 2009 Cuma

23.10.09 cuma

insan sadece yakın hissettiklerine mi patlar?kısa bir muhabbet mi içindeki volkanı alevlendirir?yoksa zamansız mı olur tüm bunlar?biriken gözyaşların alakasız bir insan karşındayken mi vurur gözlerine?o an dursam, durmasam, anlatsam, tutmasam diye düşüncelerde boğulurken; edilgen bir karar vermiştir çoktan bedenim ruhuma sormadan..paylaşabilirim belki diyerek bu sefer de belkiler içinde boğuşurken "görüşelim bi ara"çıkar daha karar vermeden bir anda..ya bir 3. şahıs lazımdı paylaşmak için ya sıcaklık duyduğumdan ya da algılayamadığından kafam karşımdaki bedeni.. bitse artık şu otobüs yolculuğu da eve atsam kendimi ağlamadan diye düşünürken parkta bir çocuk annesine sarılmış sıkı sıkı.dizinde ağlamayı özledim anne.anne kelimesini duymaktan, etrafımda anne görmekten nefret ettiğim anlardan biri daha işte hala içimde gözyaşlarım.ne kadar bencil insanoğlu.. ne kadar bencilim ben.